MEDİKAL İNGİLİZCE VE TERMİNOLOJİ YÖNETİMİ
Kabul edelim ya da etmeyelim şu anda yeryüzünde tıp dili diye bir olgu vardır ve bu da İngilizce’dir. Bu sadece Türkiye’de değil, Fransa gibi diline gösterdiği özenle tanınan bir ülkede dahi geçerliliğini korumaktadır. İngilizce’nin bilim ve sanat dalları üzerindeki izdüşümünün en kapsamlı yansıması bize göre önce edebiyat sonra da tıp alanında meydana gelmiştir. Dolayısıyla medikal İngilizce son derece zengin bir ortama sahiptir.
Sitemiz öncelikle ticari amaçlı olduğu için grubumuzun görüşlerini belirterek sizi sıkmak istemiyoruz ancak bu konu tercümelere de direkt yansıdığından biraz üstünde durmamızda fayda olabilir. Öncelikle dil istilası, kültür emperyalizmi gibi sloganlara katılmıyoruz ve İngilizce’nin medikal alanda uluslararası kabul gören bir konuma erişmeyi hak etmiş olduğu görüşünü savunuyoruz. Biz ülkemizdeki tıbbı Türkçeleştirme çabalarını doğru bulduğumuzu söyleyerek entellektüel gözükmek değil, gerçekçi olmak gerektiğine inanıyoruz. Bir takım bireysel gayretlerle bu işin başarılmasını mümkün görmesek de akıllıca çaba gösterenlere saygı duyuyoruz. Ancak, bu çabaların bazıları ülkemizdeki medikal ingilizce literatürünü iyice karışık bir hale getirebilmekte ve bir İngilizce kelimenin farklı şekillerde Türkçeleştirilmiş hallerinin ne anlama geldiğini bulmak için araştırma yapıp sözlük karıştırmak durumunda kalınabilmektedir. Eğer gerçekten bir Türkçeleştirme çabası olacaksa bunun tüm tıp fakültelerinde akademisyenlerden oluşan tercüme komiteleri oluşturulması ve her anabilim dalının bu komitede temsil edilmesiyle olabileceğini, buna ilaveten Türkiye Tıp, Eczacılık, Veteriner Tıp, Biyoloji okullarının anabilim dallarının tercüme konusundaki temsilcilerinin yıl boyunca iletişim halinde olmaları, belki yılda bir kez bir araya gelmeleri ve yeni terimlere karşılıklar üretip bunları bir WEB sitesinde yayınlama ve ilgili ana bilim dallarına ve kurumlara gönderme yoluyla faaliyet göstermeleri gerektiğine inanıyoruz. Başka türlü ya İngilizce kelimelere uygun karşılıklar bulunamayacak, ya da bulunsa dahi bu karşılık ilgili bilim dalının temsilcilerinin kapsama alanına girmedikçe yalnızlıktan zamanla yitip gidecektir.
Biliyoruz sizi çok sıktık ama düşüncelerimizi hiç değilse bu kısımda paylaşmak istedik. Tüm bu söylediklerimizin tercüme hizmetlerimizle ilgisi ise şu:
1-Tercüme edilecek metinler deneysel ya da gereksiz Türkçeleştirme çabalarına tabi tutulmaz. Mümkün olduğu kadar İngilizcesi Türkçeye uygun hale getirilir, örn: perfusion kelimesinin perfüzyon olarak adapte edilmesi gibi.
Not: Bu yolu kolayımıza geldiği için değil, en uygun yöntem olarak gördüğümüz için uyguluyoruz.
2-Eski Türkçe kelimelerden ziyade günümüz dilinde kullanılan Türkçe kelimeler seçilir, aynı kelimenin tekrarlaması halinde biraz daha eski bir kelime kullanılabilir. Karşılaştırma – Kıyaslama – Mukayese sıralaması gibi
3-Türkçeye adapte edilemeyen İngilizce terimler aynen bırakılır, italik şekilde yazılır, ve parantez içinde Türkçe açıklama yapılır.
4-Kısaltmalarda Türkçe kısaltma kullanmıyoruz. Sözgelimi Anterior Knee Pain kısaltması yani (AKP), Türkçe’ye çevrilirken Ön Diz Ağrısı yani (ÖDA) olarak çevrilmez yine AKP olarak bırakılır. Tıpkı AIDS kısaltmasının Türkçe’de yine aynı halde kullanıldığı gibi.
5-Yabancı dergi ve firma isimleri Türkçe’ye çevrilmez. Aynen alınır. İtalik şekilde yazılır.
6-Cümleler ne kadar uzun olursa olsun yine tek cümle halinde ve anlaşılır olarak tercüme edilmeye çalışılır.
Bu uygulamalar müşterinin talebi farklı olursa onun çevirisine özel olarak değiştirilebilir..
![]() |
||||||||||
|
||||||||||
![]() |
||||||||||
![]() |
||||||||||
![]() |
||||||||||